Kalbimizdeki kapaklar, kanın doğru yönde akmasını sağlayan yapılardır. Ancak zamanla bu kapaklarda kalsiyum birikimi oluşabilir. Bu duruma halk arasında kireçlenme, tıpta ise valvüler kalsifikasyon denir. Kireçlenme sonucu kapak sertleşir, esnekliğini kaybeder ve tam olarak açılıp kapanamaz.
En Sık Hangi Kapaklarda Görülür?
Kireçlenme en sık aort kapağında görülür ve “aort darlığı”na yol açar. Ayrıca mitral kapakta da meydana gelebilir; bu durumda kapağın etrafındaki halka bölgesinde sertleşme olur (mitral anüler kalsifikasyon).
Belirtileri Nelerdir?
Kalp kapak kireçlenmesi yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir. Ancak hastalık ilerledikçe:
- Nefes darlığı
- Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi
- Çabuk yorulma
- Çarpıntı
- Bayılma atakları
gibi şikayetler ortaya çıkabilir.
Nasıl Teşhis Edilir?
En temel tanı yöntemi ekokardiyografidir. Bu testle kapakların hareketi, açıklığı ve kalp üzerindeki etkileri değerlendirilir. Gerektiğinde bilgisayarlı tomografi (BT) veya anjiyografi ile kireçlenmenin derecesi ayrıntılı olarak incelenir.
Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedavi, kapağın kireçlenme derecesine göre değişir. Hafif olgularda ilaç tedavisiyle kalp fonksiyonları desteklenir. Kireçlenmenin ileri düzeyde olduğu durumlarda ise cerrahi kapak değişimi veya uygun hastalarda TAVI (kateterle kapak yerleştirme) yöntemi uygulanır.
Tedavi, kapağın kireçlenme derecesine ve kalp üzerindeki etkisine göre planlanır. Kalsifikasyonlar kapak fonksiyonlarını bozmaya başladığında müdahale düşünülür. Hafif olgularda ilaç tedavisiyle kalp fonksiyonları desteklenir. Kireçlenmenin ileri düzeyde olduğu durumlarda ise cerrahi kapak değişimi veya uygun hastalarda TAVI (kateterle kapak yerleştirme) yöntemi uygulanır.
Kapak kireçlenmesi tedavi edilmezse kalp yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle düzenli kardiyoloji kontrolleri, özellikle ileri yaşta ve risk grubundaki kişiler için hayati önem taşır.
Ahmet Özkara